05.01.10 Punto Arenas
Bir seneyi daha geride biraktik ve ne degisti…ayni tas ayni hamam biz halen yolcu Abbas.
Rapanuiden Santiagoya yilbasi oncesi geldik ve arkadaslarimizla Vina del Mar’a havayi fisek gosterilerini seyretmek bu kucuk ama bir okadarda guzel okyanus kiyisindaki kasabaya geldik.
Rolanda iki gecelik bir daire ayarlamisti. Yilbasi gunu gezip tozmaya dalip alisveris icin cok gec kaldik ve yiyecek ekmek kasar, salam, domates disinda birsey bulamadan (Allahtan saraplari ve sampanyayi Santiagoda almistik onceden) dairemize geldik.
Fakir soframizda (simdi dusunuyorumda mesela Bortacinalarda olsaydik nebicim yemekler yerdik…) yinede Bob Marley dinleyerekten super eglendik ve 11 gibi havayi fisek gosterisini seyretmeye deniz kiyisina yuruduk. Hic boyle guzelini gormedigim bir gösteriydi, birsuru insan hoplaya ziplaya yegane sampanyamizi kafa dikip ‚vay be ne guzel yildi su 2009, insallah kardesi 2010 da iyi cikar’ dedik.
Bugun ucakla Silinin guneyindeki Punto Arenas’a geldik. Yolda tanistigimiz Somon baligi ureticisi Mario bizi ‚burasi tam size gore’dedigi Imago Mundi hosteline getirdi. Marioyla Puerto Montt’ta tanistik. Buda bizim aslinda Santiagodan kalkip Punto Arenas’a giden ama arada 20 dakkikaligina P. Montt a ugrayan ucagimizda yapilan bir anons sonunda oldu. Ucak sirketi LAN Chile 4 extra yere ihtiyaci oldugunu ve yerlerini verecek yolculara ertesi sabah icin P. Arenas’a bir bilet, full servis, 5 yildizli hotelde kalma ve hediye ceki vereceklerini söyledi ve biz bu firsat kacmaz sonunda lux bir yerede kalacagiz olleeeeyy diyerekten hoplaya ziplaya diger yolcularin saskin bakislari altinda ucaktan inmemizle sonuclandi. Bir geceyi sauna, guzel bir aksam yemegi yaninda Sili sarabiyla islattiktan sonra kocaman ayri odalarimizda horul horul uyuyaraktan gecirdik. Sabah erkendende ilk ucakla Punto Arenasa geldik.
Simdi ama bir 10 gun kadar geri gidip Rapanuide Anakenadan Hanga Roaya yuruyusumuzden buraya kadar olanlari anlatayim. Anakenadan sirtimizda cantalar yola ciktik ve kiyi seridini izleyerekten aheste bir sekilde börtu böcegi inceleyerekten yurumeye basladik. Marcus ‚ben bunlarin hicbirini geride birakamam’ deyip cantasina doldurdugu incik boncugun agirligiyla ezilip bayagi bir geride kaldi ve birkac saat felan sonra ortadan kayboldu. Biraz oturup bekledikten sonra cantami birakip geri yurudum Marcusu bulmaya ama ortalikta yoktu bende herhalde vaz gecti geri donup taksiyle felan gidecek deyip yoluma devam ettim. Saat öhleden sonra 4 gibi guzel biryede cadirimi kurup acaba Marcus ne tur bir kurda kusa yem oldu yoksa harbiden gerimi dondu diye dusunurken birden benim butun kamp malzemelerini buna karsilikta Marcusun butun yiyecekleri tasidigini ‚hassttiiirrr’ diye hatirlayarak Marcusa bir tomar kufur ettim. Aksama neyseki cebime attigim kurabiyeleri yidikten ve gunesi batirdiktan sonra Marcusun kuslar tarafindan yendigini dusleyerek mesut bir sekilde uyudum. Ertesi sabah erkenden yola cikip gectigim koylardan birinde yuzup saat 12 gibi Hanga Roa hava alanina geldim ve Marcus’u sirada gordum. Kuslar tarafindan yenmemis olan Marcus ustune bide dun 10 saat felan yuruyup bir gunde Anakenadan Hanga Roaya gelmisti, yoldada beni felan gormemisti. Sonucta benim yemek payimi kurda kusa verip cantasini hafifletmis ve böylece yem olmaktan kurtulmustu. Benden kocaman bir Bravo alan Marcus mutlu bir sekilde ‚bak sanada afferim ama yemeden bukadar yolu yurumek her baba yigide…’ felan deyip benim sirtimi tipisladi ve ucaga bindik.
Santiagoya yolculuk olaysiz gecti ve Rolandolarin guneye gidip bos biraktiklari evlerine yayildik. Iki gun sonra geldiler ve hepbirlikte Yilbasini Vina del Mar da kutladik yazdigim gibi.
Yilin ilk gununde Santiagoya geri geldik ve Rolanda ertesi gunu bizi agabeyi ile birlikte Arjanti sinirindaki bir Parkta Termal gollere goturecegini soyledi. Bize uyardi nasilsa Eda isini birakip buralara gelmekten vaz gecmisti yani ayin ikisinda bende onlara katilabilirdim.
Ertesi sabah agabeyin kocaa cipine dolusup yola koyulduk. Parque Valle del Yeso’ ya geldik ve manzara bizi buyuledi.
Ovanin bir tarafi buzulken diger tarafinda iki kucuk golcukte (veya havuz demek daha dogru olur aslinda) sicak su vardi millet icinde yuzuyordu. Bizde once buzulu ziyaret edip sonrada sulara biraktik kendimizi.
Santiagodaki son gunumuz benim planladigim yuruyusler icin yiyecek almak esyalari ayiklamakla felan gecti ve anlattigim gibi 4 unde yola ciktigimiz Punto Arenasa bir gun sonra 5 inde geldik. 6 sindada otobusle Arjantine Guney Amerikanin en guneyindeki sehrine Ushuaia’ya geldik.
Burasi Beagle kanali ustunde, cok yuksek olmadigi halde karli tepeleri olan daglarla cevrili, kucuk ama her sene gelen binlerce Turisti rahat ettirmek amaciyla herturlu luxu saglayabilecek bir kasaba. Burada bir hostele yerlestik ve aksam yemegine El Turco (Turk) ismindeki restorana iskender kebap bulma hevesiyle gittik. Malesef listede turk olan hicbir yemek yoktu ama yinede kocaman bir Arjantin biftegi ve buz gibi bir bira bizi mutlu etmeye yettide artti bile.
Ertesi gun yarim saatlik uzaktaki Glaciar Marital’e gittik ve nerdeyse ogleden sograya kadar orada oyalandik. Bu arada ben buranin guneyindeki Navarino adasina gidip oradaki Dientes (disler) daglarini gormegi planladim Marcus ise yan gelip yatmayi sonrada benle Punto Arenasta bulusmayi planladi ve ben ayni gun Isla Navarino daki Puerto Williams giden botta yerimi 2 gun sonrasi icin ayirttim. Bu iki gundede buranin biraz guneyindeki gollere gidip orada bir gece kalmayi planladik.
Lonely Planetin trekking in Patagonian Andes kitabindan buldugum Solar del Bosque diye bir dag evine gittik ve bir gece orada kalip Laguna (göl) Esmeraldaya yuruduk.
Aksamda saat 8 gibi disari cikip Beaverlari seyrettik gollerde. Bu yuzen sincap kilikli hayvanlar etraftaki agaclari devirip su yollarini kapatip kendilerine gol yaparlarmis..Birde ciflesirkende erkek disinin kacmasin diye burnunu isirip birakmazmiz (beaverlarin burnu yuvarlak oldugu icin erkek boynunu bukmeden direk isira biliyor o burnu, sizin bunu yapabilmeniz icin hasmetli bir burun bulmaniz lazim once), su dunyada ne ilginc hayvanlar var degilmi Insanlar disinda… Sonrada dag evimize geri donup spagetti yapip Arjantin sarabi icip sömine karsisinda ev sahiplerimizle sohbete daldik.
0 comments:
Post a Comment