Tuesday, 16 February 2010

09.01.10 Puerto Williams

09.01.10 Puerto Williams (Chile)


Bu sabah Solar del Bosque’den ayrilip ben buyukce bir Zodiacla Puerto Williams’a geldim Marcus ise Ushuaiada kaldi, hayirlisiyla 16 si felan gibi P. Arenasta yine bulusacagiz.

Puerto Williams Isla Navarino da ve Siliye ait. Zamaninda burasi tamamen deniz kuvetlerine aittmis Arjatinle Sili arasindaki Beagle kanali anlasmazliklarindan dolayi. Simdiyse 2000 kisini yasadigi bu yer kendi halinde bir balikci köyu. Arada gelen savas gemisi ise birzamanlar Cape Horn’a dosenmis mayinlari temizlemekle görevli.

Yine Lonely Planettan buldugum (aslinda hic sevmiyorum su Lonely Planet ktaplarini her yazdiklari robot gibi hemde birsuru yalan yalnis seyler ama bu kitap aradan sizmis nasil olduysa hem guzel yazilmis hemde dogru..bravo Lonelye…) Hostel El Pedrino ya gittim Siliye giris damgasini Pasaportuma yer yemez.



Kanalin kiyisina kurulmus bu kucuk Hostel ilginc bir yer. Daha kapidan girisimle kanim isindi buraya. Icerde Iki sirin hatun kahveyle felan ugrasirken bir gencte etrafi toparliyordu, hepbirlikte bana merhaba dediler ve bende odalari olup olmadigini sordum. Kizlardan biri bana git bir bak begendigin yatagi kap dedi. Dedigini yaptim ve geri gelip kimin bu Hostele baktigini sordum. Cecillia dediler ama kendisi burada degildi herhalde birazdan caya gelirdide tanisirdim kendisiyle. Iki kisi daha geldi ve kendilerini tanittilar sonrada hepbirle oturup kahve ictik. Sanki evlerindeymis gibi davrana bu insanlar daha sonradan ögrendigim gibi en azindan bir haftadir burada kaliyorlardi ve hicbir yere gitmeyei dusunmedikleri yuzlerinden bariz bir sekilde okunuyordu. Yarim saat sonra Cecillia elinde torbalarla geldi ve hadi bakalim krep yapalim deyip hepbirlikte ise giristiler. Ben Cecilliaya yarin 5 gunluk Dientes trunu yapacagimi sonrada bir iki gun daha kalip gidecegimi soyledim o da dur hele bi su krepleri yapalim kahveylen sonra konusuruz deyip bana evde neyin n eve nerde oldugunu göstermeye basladi. Krepleri mideye indirirkende ben Cecelliaya merakini gidermek icin kisaca Turkiye hakkinda bilgi verdim. Bana ertesi sabah kahvalti ve sonrada beni turun basladigi koyun disindaki ormana kadar arabayla goturme sozu Verdi ve gitti. Bende koye inip buradan Punto Arenasa nasil donerim onu sorusturmaya gittim ve ogendimki ucak 3 hafta kadar ayirtilmisti ve haftada bir giden arabali vapursa iki hafta sonra ancak yer vardi. Ertesi sabah kahvaltida derdimi yani nasil buradan gidecegimi Cecilliaya soyledim oda dert etmememi guzelce Dientese gidip sag salim donmemi kendisin birseyler ayarlayacagini soyleyip beni avuttu. Saat 10 gibi yola ciktik ve araba yolda kaldi… Cecillia yoldan gecen bi arabayi durdu, arabanin soforu gelip bizim arabaya bakip diagnozu koydu sip diye. Aku bitmisti. Gitti kendi arabasinin akusunu soktu sonra gelip bizimkini ve kendisininkini bizim arabaya bagladi. Hicbirsey soylemeden gelip arabayi calistirdi sonra calisan arabanin akusunu geri sokup bizim arabayi akusuz ama calisir durumda birakip kendi arabasina dondu, akuyu takti ve gitti bizde kendi yolumuza… Ilk defa boyle bisi gordugumden agzim acik bu arabanin nasil olupta akusuz gittigini cozmeye calistim. Sonradan ogrendimki dizel arabalar akuyu sadece calistirmak kullanirmis sonra kendiliginden ateslermis. Insan hergun isey ogreniyor degilmi….

Yolda giderken gecen gun zodiacta benimle buraya gelen isvicreli ciftide gorup arabaya aldiktan sonra yaklasik 11:30 gibi Dientes yuruyusunun baslangicina gelmistik. Buruno ve Eva da bu yuruyusu yapacaklardi bende iyi hicdegilse birileri dagda olacak tuz bibere felan ihtayicim olursa diye gecirdim icimden. Cecilliya ile vedalasip simdilik sirtimda canta yola koyuldum arada Buruno ve Evayla karsilasaraktan.

11.09 10 Laguna Escandida

Dun yuruyuse gunesli bir gunle baslayip yagisli saat 6 gibi bitirdik. Bagzi yerleri gayet dik olan yamac disinda yuruyus olaysiz gecti denilebilir aslinda. Ilk Cerro Bandera’ya vardik tam P. Williamsin tepesinden panaromayi ayaklar altina seren.



Buradan sonra yuruyus 2 saat kadar yaklasik duz sayilabilirdi. Sonra yine tirmanmaya basladik ve toplam 700 metrelik bir tirmanisla sonunda Laguna Salto ya geldik daha birsuru gol gecerekten.



Bu arada Buruno ve Eva yolda bir kucu kucuyla tanismis ve onunla birlikte butun yolu yurumustu. Cadirlarimizi kurduktan sonra gol kenarinda aksam yemegimizi hazirlayip cay esliginde sohbete basladik.



Bu arada sadik köpegimiz benden birkac dilim salam ve artakalan spagettiyi Brunolardansa ton baligini mideye indirdi. Saat 9 a dogru yagmur hizlandi ve bizde iyi geceler deyip cadirlarimiza cekildik, kucuysa daha buyuk ve gosterisli olan Isvicreli arkadaslarimin cadirini secti uyumak icin.



Ertesi gun ben saat 9 gibi kahvaltidan sonra cadiri yavastan halen yagan yagmur altinda topalayip yola koyuldum.



Bu gunku yuruyusun en yuksek noktasi Paso de los dientesti ve ogleden sonra gibi orayi gectim. Halen karla kapli bu pass hayli zorlu cikti bide ustune butun gun hic durmayan yagmurda eklenince… Yuruyus bugun bayagi uzun surdu ve ancak saat 5:30 gibi cadiri kuracak bir yer bulabildim, oglen yemegimi yerken bana yetisen arkadaslarimsa birazdaha ileriye gidip orada cadir kurdular.



Simdi yaklasi 1100 metredeyiz ve hava yagmurlu, ruzgarli ve soguk, bide ustune herseyim islak. T shirtum, coraplarim ve tabiki botlarim. Neyseki yedekler var yanimda. Umarim yarin gunes acarda biraz kururuz…


12.01.10 Laguno Martillio




Yagmur butun gece yagdi ve bugunde pek nefes almadan devam etti. Sabah islak botlarimi ayagima naylontorba gecirip giydimki tek kuru olan coraplarimda islanmasin…

Yuruyus biraz yagmurlu, biraz camurlu, biraz yokuslu gecti ve yaklasik 6 saat surdu bugun.



Isvicreli arkadaslarim ve Dientes’le (sonunda mecburen bir isim vermek zorunda kaldik bu kucu kucuya yanimizdan hic ayrilmayip uc gundur bizimle yurudugu icin) birlikte yurudum bugun neredeyse butun yolu. Arada mola verip isvicre cukulatasi felan yedik iyi oldu.



Kamp yerimiz bigin birazdaha korunakli, simdi cadirimda oturmus tepemde kurusunlar diye astigim t shirtumu ve coraplarimi seyrederekten dinleniyorum. Arkadaslarimla kahve icin sozlestik, yagmur durunca gol kenarinda cay partisi yapcaz.

15.01.10

Dun aksama dogru Hostele geldim ustum basim camur icinde. Malesef dolu olan hostelden tam biraktigim esyalari yuklenip cikmistimki yolda Cecillia beni yakaladi ve bu halde seni hic bir yere birakmam deyip evine davet etti. Guzelce bir dustan sonra (6 gun sonra insandan cikan kir inanilmaz) Cecilyanin hazirladigi kekle kahveyi mideye indirdim, artik mutlu messuttum beni gomebilirlerdi… Cecillia iki gun sonra arabali vapurda bana yer ayirrtigini soyledi ve benden koccaa bir opucuk kopardi. Arabayla hostele geri donduk ve orada bir aydir kalan Isvecli Nick ‚ben kac gundur yatakta super uyuyorum bugun yerde yatabilirim sen benim yatagimi al’ dedi ve israrlar karsisinda kabul etmemle bu teklifi benden bir brownie kazandi. Bugunde buraya gelen Deniz kuvvetlerinin yelkenli gemisi Esmeraldayi gezmeye gittim.



Gunun geri kalani giysileri yikamaya vermek, islak ve camur icindeki botlarimi yikayip kurutmak ve islak cadirimi temizlemekle gecti. Aksamada yeni arkadaslarim icin kocaman bir sebzeli köri ve tereyagli babaanne plavi yaptim ve bir ton sarap esliginde hepbirlikte guzel bir ziyaafet cektik.



Cecillia yemekten sonra benim yaslarimda cok guzel bir kizi oldugunu ve boyle yemek yaparsam sansimin bayagi yuksek oldugunu soyledi, dedim simdilik baska planlarim var ama birdaha geldigimde yine yemek yaparim bakariz.


17.01.10 Bahia Azul @ Beagle Kanali



Dun sabah saat tam 8 de (simdiye kadar guney Amerikada karsilastigim ilk dakik sey…) Bahia Azulle, orta boylu bir arabali vapurla, Punto Arenasa dogru yola ciktik. Gun gunluk guneslikti ve gectigimiz buzullar, selaleler, kucuk adaciklar agzimizi bir gun boyund´ca acik birakti. Ilk bindigimizde bu geminin turistler icin degilde arabasini buradan ana karaya goturmek isteyenler ve haftalik yiyecegin adaya getirilmesi icin dizayn edildigi basitliginden belli olmustu ama benim yegane 4 yataktan birini kapmam (parasini odedik tabi yani…) ve gunde 4 ogun super yemekler sunulmasi beni bayagi bi mutlu etti. Vay canina hic beklenmedik seyler cikiyordu insanin karsisina bu yolculukta.

Biraz once kahvalti ettik ancak 8 kisinin sigdigi mutfak-salon karisimi yerde ve daha diger yolcularda yiyecek diyerekten postalandik hemencicik. Daha bi 10 saat kadar daha var P. Arenas’a. Son konustugumuzda Marcus Ushuayadan oraya geri donmustu ve benle orada bulusacakti.

Gemide (teknede!) odami paylastigim Isvicreli Xavier ve Almanyadan Kathryn var El Pedrino Hostelinden. Xavier bisikletiyle Silinin ortasindan baslayip buraya en guneyine gelmis simdide Arjantin tarafina gecip kuzeye pedal basacakmis, 20 yasindaki Kathryn ise 6 aydir dolasiyormus guney amerikada ve bir 6 ay daha dolanacakmis sonrada geri gidip hayatta ne yapmak istedigine karar vericekmis (ben ona Astronot veya Cingene olmasi ogutledim).



Simdi fyorlardan aheste bir sekilde geciyoruz ve dusunuyorumda P. Williams, Cecillia, El Padrino, Dientes (nekadar donuma kadar islanip, geceleri donsam, camur icinde kalip ruzgardan yeri bir iki kere opsemde) hepsi bende guzel bir tat birakti ve eminim bu gidisin elbet bi donusu olacak bir gun bu hayatimda.


0 comments:

Post a Comment